1. Kür
Çağrı Viyana'dan döndü ve Pazartesi günü birinci küre başladı. Ben daha kemoterapi başlamadan Amerika'da testis kanseri konusunda uzman olan Dr. Einhorn'a bir mail yazmıştım. Bursa'daki doktorların tedavi yöntemi olarak önce RPLND demeleri daha sonra sekreter yanlış yazmış kemoterapi diye değiştirmeleri burdaki doktorlara karşı güvenimizi yıkmıştı. Dr. Einhorn'a Çağrı'nın bütün testlerini, filmlerini elimden geldiğince açıklayarak önerilen tedavinin uygun olup olmadığını sordum. Cevap geldi ancak biraz geç oldu. Cevabı asistan hemşiresi gönderdi ve Çağrı durumundaki bir hastaya kemoterapi vermeyeceklerini, sadece sık yapılacak testlerle izleyeceklerini ve eğer lenf nodlarında bir büyüme olursa o zaman 3 kür BEP uygulayacaklarını yazıyordu. Tabi bu cevap biraz yıkıcı oldu. Hep acaba kardeşim boşuna mı kemoterapi aldı diye düşünmeden edemiyorum. Kardeşimin zaten kemoterapiye başladığını yazarak bu durumda onlar olsa ne yaparlardı diye sordum. Dr. Einhorn'un hemşiresi daha fazla kemoterapi vermeyeceklerini söyledi. Ancak ben aynı soruyu yine testis kanserinde uzmanlaşmış Dr. Nichols Craig'e de sordum. O ise kemoterapiye başlandığı için, doğru olanın 3 kür kemoterapiyi bitirmesi olduğunu söyledi. Tabi ben bu yazışmaları yaparken kardeşim kemoterapiye devam ediyordu.
Çağrı ilk gün gayet iyiydi. Hastanede kaldığımız süre boyunca ilaçların böbreklere zarar vermemesi için sürekli su içti. Eve gelene kadar 3 lt içmişti. İlk günü iyi bir şekilde tamamladı. Ama ikinci gün bulantıları başladı. Bulantısı olduğu için su da içemedi. Başta doktorumuz Prof. Dr. Osman Manavoğlu'ydu. İlk hafta çok fazla bulantısı oldu Çağrı'nın. Bulantı için Navoban diye bir ilaç alıyordu ama hiçbir işe yaramadı. İlk hafta Pazartesi'den Cuma'ya hergün hastanedeydik. Çağrı ilk 3 günden sonra çok bitkin düştü. Sürekli uyudu. Arada uyandırıp yemek yedirdik. Bulandığı için su içemiyordu ama sıvı olarak başka şeyler içirmeye çalıştık. Komposto, ayran, taze meyve suyu, limonata... Beşinci günün sonunda saçlarını kestik. Daha çok dökülmeye başlamamıştı ama morali fazla bozulmasın diye kesti.
İkinci hafta muayeneye gittiğimizde doktoru Antalya'ya gitmişti ve yerine Doç. Dr. Ender Kurt'a muayene oldu Çağrı. O güne kadar Çağrı hep yattı. İyi olduğu zamanlar bile pek kalkmadı yataktan. Bilgisayarla bile uğraşmadı. Ender Bey'e muayene olduktan sonra morali yerine geldi. İlaç alıp eve gittiğimizde hemen bilgisayarın başına oturdu. Onu öyle görünce biz de çok sevindik. Ender Bey gerçekten insanlarla iyi iletişim kurabilen bir insan. Hastalarıyla çok yakından ilgileniyor. Ben ilk hafta Amerika'daki testis kanseriyle ilgili bir internet sitesinin forumuna üye olmuştum. Çağrı'nın bulantılarından bahsettim forumdakilere. Bulantılar için iyi gelen ilaçların isimlerini söylediler. Ender Bey hemen yazdı. Emend adlı ilacı 2. küre başlarken kullanırsın dedi. Kytril'i Navoban yerine kullandı ve bulantıları çok hafifledi. İkinci hafta sadece Pazartesi günü bleomycin aldı. Diğer günler evdeydi. Bulantıları ve yorgunluk hali giderek azaldı. 3. hafta da Osman Manavoğlu gelmemişti ve biz yine Ender Kurt'a gittik. Beyaz kan hücresi biraz düşük çıktı. Bir sonraki kürde bir aksama olmasın diye Ender Bey iğne verdi. O hafta artık doktorumuzu değiştirmeye karar verdik.
2. Kür
2. küre başlarken Emend'i (bulantı ilacı) kullanmaya başladı. Zaten içinde 3 tablet vardı ve tedavinin ilk 3 gününde kullanılacaktı. Bulantısını epey hafifletti. Yan etki olarak kabızlık yaptı ama kabızlık ikinci haftanın başında geçti. Birinci küre göre daha fazla su içti. İlaçların böbreklere zarar vermesini önlemek için günde 4 lt sıvı alıyordu. İkinci kür birinci küre göre çok daha rahat geçti. Yine 3. günde kendini daha yorgun hissetmeye başladı ve daha çok uyudu ama ilk küre göre daha iyiydi, hem moral olarak hem de sağlık.
2. kürün 3. haftası yapılan kan testinde beyaz kan hücresi sayısı az çıktı ve doktor buna bağlı olarak son kürü bir hafta erteledi. Beyaz kan hücresi sayısı düştüğü zamanlar evde olağanüstü temizlik önlemleri alıyorduk. Özellikle o hafta taze sebze meyve yedirmedik. Meyveleri kabuklarını soyarak sularını çıkardık. Diğer zamanlarda da sebze yedireceği zaman annem bütün sebzeleri birkaç saat öncesinden sirkeli suda bekleterek yedirdi. Tedavi olurken hastalanmaması için çok dikkat etti.
3. Kür
3. kür Çağrı için çok zor oldu. İlk günden itibaren çok yorgunluk hissetti. Hastaneye ben gitmedim ama annem ilaç alırken hep uyuduğunu söyledi. Vücudunda kızarıklıklar şeklinde alerjiler oluştu. Cilt doktoruna gitti. Cilt doktoru alerjiler için bir ilaç verdi. Verdiği ilaç da hep uyuttu. Daha kötü oldu. Fazla uykusunun ilacın yan etkisi olduğunu anlayınca, doktoru o ilacı bıraktırdı.
İkinci hafta biraz daha iyiydi. 3. hafta Pazartesi günü ilacı alıp eve geldiğinde ateşi çıkmaya başladı. Annem hemen doktorunu aradı. Doktor hemen kan tahlili yaptırmamızı, vücudunda bir enfeksiyon olabileceğini söyledi. Yakındaki Rentıp'a gidip kan tahlili yaptırdık. Herşey normaldi. Bleomycin bazı hastalarda ateş yükselmesi şeklinde yan etki yaparmış. Doktor da bundan kaynaklanmış olabileceğini söyledi. Çok şükür başka ciddi bir problem olmadan tedaviyi tamamladı.
Tedavi boyunca Çağrı kendini iyi hissettiğinde açık havada kahvaltıya gittik. Bazen akşamları ormana yürüyüşe gittik. Tedavi süresince yapılacak egzersizin iyi geldiğini okumuştum ama Çağrı bir iki turdan sonra aşırı yoruluyordu. Zaten spor yapmayı pek sevmez. Annem tedavi süresince Çağrı'yı çok iyi beslediği için 12 kilo aldı. Şimdi de vermeye çalışıyor.
12 Mayıs'ta son kez ilaç aldı, 26 Mayıs'ta da tomografi çekildi. Tomografiler temiz çıktı. Kan testleri de iyi çıktı. Resmen hastalıktan kurtulmuş oldu. Herhalde ilaç bitiminden bir ay kadar sonra saçları çıkmaya başladı. Şimdi baya bi saçı oldu ama hala çıkmaya devam ediyor. Tabi dökülen sadece saçı değildi, vücudunun büyük bir kısmındaki tüyler döküldü. Son kürde kaşları ve kirpikleri de iyice seyrekleşti. Şimdi maşallah bütün kıllar geri geldi.


6 yorum:
merhaba çağrı rahatsızlığını yeni öğrendik ve çok üzüldük ama tedaviye yanıt verip iyileştiğini okuyunca da çok sevindik.Çok geçmiş olsun Allah size bunu bir daha yaşatmasın inşallah...sevgiler KARACAOĞLU ailesi
Çok sağolun...
mrhabalar ben 12 ekimde ameliyat oldum ve sol testisim alındı patoloji sonucunca 1. evrede kanser teşhisi konuldu. tomogrofi sonucum temizdi başka bir yere yayılmadığı söylendi ama 3 kür kemoterapi görmem gerekiyormuş birinci evrenin riskli aşamasıymış lenflerle ilgili bilgim yoktu acaba lenflerle ilgili teşhis de tomogrofi sonucuylamı verilmiş oluyor
merhaba, geçmiş olsun. Lenflerde birşey olup olmadığı da tomografide belli oluyor. Mail adresime yazarsanız daha ayrıntılı cevap verebilirim. mailim cperinaz@yahoo.com
5 gün önce sağ testisimi aldılar. Patoloji sonucu seminoma ve yarında tomografi çekecekler. Sonrasında patoloji sonucu ve tomografi sonucu kurulda değerlendirilecek. bunlar sonucunda tedavime karar verilip başlanacak. Ben şunu sormak istiyorum, patoloji sonucunda hangi evrede olduğum söylenmedi. Bu 1.2.3. Veya 4. Evre nasıl ve ne zaman anlaşılıyor.moralim daha fazla bozulmasın diye benden saklanıyormu acaba
hangi evre olduğunuzu belirlemede tomografi sonucunuz da önemli. patolojinin seminom olması sevindirici bir sonuç. moralinizi yüksek tutun. testis kansei tedavisi olan bir kanser türü.
Yorum Gönder